Yıldız, BM Güvenlik Konseyi'nde Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasını savundu
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Güvenlik Konseyi'nde Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasını savundu. Yıldız, anlaşmanın taraflar arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenlediğini ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in eleştirilerine yanıt verdiğini söyledi.
- Türkiye-Libya deniz yetki muhtırası 2019'dan beri yürürlükte ve iki devlet arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenliyor.
- Yıldız, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in muhtırayı eleştirmesine BM Güvenlik Konseyi'nde yanıt verdi.
- Yıldız, Türkiye'nin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf olmadığını ve sözleşmenin tek belirleyici metin olmadığını belirtti.
- Yıldız, Türkiye'nin eşitlik, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkeleriyle yürütülecek müzakerelere hazır olduğunu söyledi.
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, 30 Ekim 2026 tarihinde BM'de yaptığı konuşmada, iki egemen devlet arasında imzalanan Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının 2019'dan beri yürürlükte olduğunu hatırlattı. Yıldız, bu anlaşmanın tarafları arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenlediğini, aksi yöndeki iddiaların ise diyalog ve adil sınırlandırma yoluyla ele alınması gerektiğini belirtti.
Yıldız, “Yeni teknolojiler ve deniz güvenliği: barış ve güvenlik açısından etkileri” başlığı altında açık tartışma için toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde konuştu. Gelişen teknolojilerin denizcilikte farkındalığı, arama ve kurtarmayı, seyir güvenliğini ve kritik denizaltı altyapısının korunmasını güçlendirebileceğini anlatan Yıldız, siber saldırıların, seyir ve iletişim sistemlerine müdahalenin ve otonom teknolojilerin kötüye kullanımının aksamaya ve istenmeyen tırmanma riskine yol açabileceğine dikkat çekti. Teknolojinin geliştirilmesinde ve kullanımında BM Şartı ile geçerli uluslararası hukuka uyulması gerektiğini vurgulayan Yıldız, bunun için anlamlı insan gözetimi, hesap verebilirlik ve uygun güvencelerin şart olduğunu kaydetti.
Toplantının sabahki oturumunda Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki muhtırasını gündeme getirip eleştirmesine yanıt veren Yıldız, “Bu Konsey bir deniz sınırlandırma mahkemesi değildir. Bir harita bir iddiayı gösterebilir ancak onu yargılayamaz.” dedi. Yıldız, “Türkiye ve Libya, her biri uluslararası anlaşmalar yapma hakkına sahip iki egemen devlettir. Türkiye-Libya Mutabakatı, tarafları arasındaki deniz sınırlandırmasını düzenler, taraf olmayan devletlerin haklarını belirlemez veya etkilemez.” ifadelerini kullandı. Yıldız, bu düzenlemelerin Türkiye aleyhine kıta sahanlığı haklarını azaltmak için kullanılamayacağını da belirtti.
Yunan başbakanının Mutabakat Zaptı'nın “coğrafyaya aykırı” olduğu yönündeki iddiasına da cevap veren Yıldız, uluslararası içtihadın kıyı yapısı ve ilgili koşullar ne olursa olsun Ege'deki her adaya otomatik olarak tam yetki tanımadığını vurguladı. Türkiye'nin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) önemli bir araç olarak kabul ettiğini, ancak bu sözleşmeye taraf olmadığını hatırlatan Yıldız, sözleşmenin ne evrensel ne de tek belirleyici hukuki metin olduğunu söyledi. Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay BM Genel Kurulu konuşmasında belirttiği gibi Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki sorunların iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istediklerini ifade etti.
Yıldız, Türkiye'nin çok taraflı deniz güvenliğine bağlılığını Bulgaristan ve Romanya ile bölgesel düzeyde, Somali ve Lübnan'da ise küresel düzeyde yürüttüğü çalışmalarla gösterdiğini belirtti. Kapsayıcı ve kalıcı bir yaklaşımın Kıbrıs Türklerinin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin meşru hak ve çıkarlarını da dikkate alması gerektiğini söyleyen Yıldız, “Türkiye, eşitlik, karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkeleriyle yönlendirilen anlamlı müzakerelere hazırdır.” dedi.