Üç örgütten interseks bireyler için ortak açıklama
Kuir Kıbrıs Derneği, Evrensel Hasta Hakları Derneği ve İnsan Hakları Platformu, 8 Kasım İnterseks Anma Günü dolayısıyla Lefkoşa'da ortak bir açıklama yaptı. Örgütler, interseks bireylerin bedenlerine ilişkin kararlarında özerkliğin gözetilmesi ve sağlık hizmetlerine ayrımcılık yapılmadan erişilmesi çağrısında bulundu.
- Üç örgüt, interseks özelliklerin kromozom, hormon ve anatomideki doğal çeşitliliği ifade ettiğini ve hastalık olmadığını belirtti.
- Açıklamaya göre interseks bireyler toplumsal cinsiyet normlarına uyum için müdahalelere maruz bırakılabiliyor.
- Örgütler, beden bütünlüğü ve özerkliğin her bireyin temel insan hakkı olduğunu vurguladı.
- Sağlık hizmetlerine ayrımcılık yapılmadan erişim ve karar süreçlerine katılım çağrısı yapıldı.
- Interseks bireylerin görünürlüğünün artırılması ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi istendi.
Kuir Kıbrıs Derneği, Evrensel Hasta Hakları Derneği ve İnsan Hakları Platformu, 8 Kasım İnterseks Anma Günü dolayısıyla Lefkoşa'da ortak bir açıklama yaptı.
Üç örgüt, interseks olmanın kromozom, hormon ve anatomi gibi cinsiyet özelliklerindeki doğal çeşitliliği ifade ettiğini vurguladı. Örgütlere göre interseks bir hastalık ya da düzeltilmesi gereken bir durum değildir.
Açıklamada, buna rağmen interseks bireylerin toplumsal cinsiyet normlarına uymak amacıyla müdahalelere maruz bırakılabildiği kaydedildi. Örgütler bu konuda şu ifadeyi kullandı: “Hiçbir beden, toplumsal normlara uymak adına değiştirilmek ya da zarar görmek zorunda değildir.”
Açıklamada, kişinin kendi bedeni ve geleceğine ilişkin karar hakkının gözetilmesinin önemine dikkat çekildi. Beden bütünlüğü ve özerkliğin her bireyin temel insan hakkı olduğu belirtilerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne atıf yapıldı.
Örgütler, interseks bireylerin sağlık hizmetlerine ayrımcılığa uğramadan erişebilmesi, insan onurlarının korunması ve kendi bedenlerine ilişkin karar süreçlerine etkin biçimde katılabilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca interseks bireylerin görünürlüğünün artırılması ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Bedenlerimiz hakkında bizsiz karar verilmesin.” denildi.