Tiran’da öğrenciler hükümet binalarını ateşe verdi, sokaklar adeta yangın yerine döndü
Tiran’da öğrenciler başkentteki binaları ateşe vererek hükümet karşıtı protestolarını ikinci gününde sürdürüyor. Başbakan Yardımcısı sakinlik çağrısı yaparken, polis gözyaşırıcı gaz ve suyla müdahale ediyor. 16 kişi tutuklandı, DEM lideri ise göstericileri destekledi.
- Eğitim bakanlığı binasının bir bölümü ateşe verildi, diğer resmi binalar hedef alındı
- Polis, gözyaşırıcı gaz ve yüksek basınçlı suyla göstericileri dağıtmaya çalıştı
- Başbakan Yardımcısı Koçiu, "sakinlik, özdenetim ve olgunluk" talep etti
- 16 kişi şiddet olaylarıyla bağlantılı tutuklanırken, muhalefet lideri protestoculara destek verdi
Tiran sokakları, ikinci gününde binlerce üniversite öğrencisinin yürüttüğü hükümet karşıtı gösterilerle çalkalanıyor. 14 Ekim’de eğitim bakanlığı binasının bir kısmı alev alırken, başbakanlık, maliye ve içişleri bakanlıkları da protestocuların hedefi oldu.
Başbakan Yardımcısı Albana Koçiu, kalabalığa "sakinlik, özdenetim ve olgunluk" temelli bir tutum sergilemeleri çağrısında bulundu ve ülkenin değişmek için yanıp kül olmaması gerektiğini vurguladı.
Öğrenciler, daha iyi üniversite koşulları ve iş olanakları talebiyle 13 Ekim'de eğitim bakanlığının önünde toplanmış, ardından polis gözyaşırıcı gaz ve yüksek basınçlı suyla müdahale etti. Protestocular, hareketin sadece öğrencilere değil, tüm Arnavutluk milleti için olduğunu belirtti.
Eğitim Bakanı Mirela Kumbaro, barışçıl gösteri hakkına saygı duyduklarını söylerken, kamu binalarına yönelik şiddetin ayrı bir mesele olduğunu ifade etti. Ekonomi Bakanı Delina İbrahimaj ise Maliye binasına taşlama atılmasının barışçıl bir eylem olmadığını, insan hayatını tehlikeye attığını belirtti.
Devlet haber ajansının verdiği bilgiye göre, protesto sırasında şiddet olaylarıyla bağlantılı 16 kişi tutuklandı. Muhalefet Demokrat Parti lideri Sali Berisha ise göstericilerin eylemlerine destek verdi. Bu tensel olaylar, önceki yıl başında “Flamingo Devrimi” olarak anılan ve Başbakan Edi Rama’yı istifa talebiyle sarsan protestoların bir devamı niteliğinde.
Gerekli görülmesi hâlinde, görüşleri güçlendiren bir lüks turizm projesinin, Jared Kushner ile ilişkili olduğuna dair iddiaların da hükümet karşıtı öfkeyi alevlendirdiği belirtiliyor.