Streeting: Savunma harcamalarında korumacılıktan kaçınılmalı
İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, Brüksel'de AB-İngiltere Savunma ve Güvenlik Diyalogu Toplantısı öncesinde AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile birlikte basına açıklama yaptı. Streeting, savunma harcamalarının istihdam, büyüme ve yeni fırsatlar yaratmasını isterken korumacılığın doğurduğu tehlikeden kaçınılması gerektiğini söyledi.
- İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, savunma harcamalarının istihdam, büyüme ve yeni fırsatlar yaratmasını hedeflediklerini belirtti.
- Streeting, savunma sanayisi altyapısının yeterince güçlü olmadığını ve bu nedenle bütçelerin harcanamayacağı uyarısında bulundu.
- Streeting, AB üyeliğinin “açıp kapatılabilen bir düğme” olmadığını ve yeniden üyeliğin kolay olmayacağını söyledi.
- Streeting, Ukrayna'daki son siber saldırının arkasında kimin olduğunun henüz bilinmediğini ve gelişmeleri takip edeceklerini bildirdi.
- Streeting, Avrupa genelinde Moskova tarafından yönlendirilen hibrit saldırılara tanık olunduğundan şüphesi olmadığını ifade etti.
İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, tüm ülkelerin ortak hedefinin savunma harcamalarının istihdam, büyüme ve yeni fırsatlar yaratmasını sağlamak olduğunu belirterek, bunu yaparken “korumacılığın” ortaya çıkardığı tehlikeden kaçınmak gerektiğini kaydetti. Streeting, Brüksel'de AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile AB-İngiltere Savunma ve Güvenlik Diyalogu Toplantısı öncesinde basına açıklama yaptı.
Savunma sanayisi altyapısının gücüne dikkat çeken Streeting, “NATO üyesi tüm ülkeler yarın savunma harcamalarını iki katına çıkarabilecek durumda olsa bile, sanayi altyapımız yeterince güçlü olmadığı için bu bütçeleri harcayamayız.” uyarısında bulundu. Korumacılığın zarar verebileceğini vurgulayan Streeting, “Kaçınmamız gereken tehlike bu. Çünkü birlikte ne kadar güçlü olursak Rusya ve diğer tehditleri caydırma ihtimalimiz de o kadar artar.” dedi.
Streeting, İngiltere açısından savunma politikasının önceliğinin NATO olduğunu, ancak yalnızca NATO ile sınırlı olmadığını belirtti. Daha güçlü bir NATO bünyesinde daha güçlü bir Avrupa'nın daha güçlü bir İngiltere anlamına geldiğini ifade eden Streeting, ikinci “Avrupa Güvenlik Eylemi”nin (SAFE) nasıl şekilleneceğini ve hangi koşullarda katılımın İngiltere'nin çıkarlarına uygun olacağını görmek istediklerini söyledi.
Brexit referandumu döneminde uyarıda bulunduklarını hatırlatan Streeting, “AB üyeliği açıp kapatılabilen bir düğme değil. Dolayısıyla AB'den ayrılıp ardından aynı düğmeye basarak yeniden üye olmayı bekleyemezsiniz.” ifadelerini kullandı. AB-İngiltere Zirvesi'nin yaklaştığını anımsatan Streeting, daha derin bir işbirliğinin nasıl olabileceğine dair kapsamlı soruların bulunduğunu aktardı. Görüşmelerin henüz ilk aşamalarında olduklarını belirten Streeting, “AB'den ayrılmanın ekonomimize zarar verdiği ve ekonomik açıdan ulaşabileceğimiz gücün gerisinde kalmamıza neden olduğu konusunda hiçbir şüphe yok. İngiltere'nin AB'den ayrılması, tüm müzakere sürecinin yarattığı zorluklara rağmen, AB açısından da bir kayıp oldu.” dedi.
Yeniden üyelik tartışmalarına halkın da dahil edilmesini istediklerini vurgulayan Streeting, “Tehlikelerle ve çalkantılarla dolu bir dünyada yaşıyoruz. Avrupa'daki ortaklarımızla daha yakın çalıştığımızda hem Avrupalılar hem de bir Avrupa ülkesi olarak çok daha güçlü olduğumuz açık. Bunun hangi biçimi alacağı ve önümüzdeki haftalarda, aylarda ve yıllarda nasıl şekilleneceği tartışmaya açık. Ancak açık bir diyalog yürütüyoruz ve bence başlangıç için doğru yaklaşım bu.” görüşünü paylaştı.
Siber saldırı riskine karşı dikkatli ve hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizen Streeting, “Bunların devlet destekli terör eylemleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.” dedi. Ukrayna'daki son siber saldırının arkasında kimin olduğunun henüz bilinmediğini belirten Streeting, gelişmeleri yakından takip edeceklerini bildirdi. Streeting ayrıca Avrupa genelinde Moskova tarafından yönlendirilen hibrit saldırılara veya devlet destekli terör eylemlerine tanık olunduğundan hiçbir şüphesinin bulunmadığını söyledi.