Sosyal Sigorta Fonu’nun Kullanımı Çalışan, İşveren ve Emekli Haklarına Göre Şekillendirilmeli
Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, sosyal sigorta fonunun çalışan, işveren ve emeklilerin ihtiyaçlarına göre kullanılmasını istedi. Fondan 48 bin emekliye 40 bin TL ikramiye dağıtılırken, prim oranlarının artırılması ve fonun profesyonel yöneticilere devredilmesi gerektiği vurgulandı.
- 48 bin emekliye kişi başı 40 bin TL ikramiye, toplam 1,92 milyar TL dağıtılacak.
- Aktif prim ödeyenlerin sayısı 170 bin, prim/ödeme oranı %3,75 seviyesinde.
- OECD ortalamasına göre KKTC’nin emeklilik birikimi 12 milyar TL, hedef 200‑400 milyar TL.
- Fonun yönetimi siyasi etkiden uzak, profesyonel yöneticilere devredilmeli.
- Teminatlı işverenlere, birikimin 10 katına kadar düşük faizli kredi imkânı sunulabilir.
Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, sosyal sigorta fonunun sadece palyatif ve popülist bir araç olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Fonun çalışan, işveren ve emeklilerin gerçek ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde yönetilmesi, uzun vadeli bir sosyal politika hedefi olmalı.
Arhun, kasım ayı maaş ödemelerine ek olarak 48 bin emekli çalışanına kişi başı 40 bin TL, toplamda 1,92 milyar TL ikramiye dağıtılacağını belirtti. Bu miktarın, fonun birikimlerinin ve prim ödemelerinin bir yansıması olduğunu, ancak bu tür tek seferlik ödemelerin sistemik bir çözüm olmadığını hatırlattı.
Fondan şu anda aylık ödeme alanların sayısının 45 bin 500 civarında olduğu, aktif prim ödeyenlerin ise 170 bin kişiye ulaştığı bildirildi. Arhun, prim yatıran/ödeme alan oranının 3,75 % seviyesinde olduğu ve bu oranın 4 %’e çıkarılması gerektiğini söyledi.
OECD ülkelerindeki emeklilik birikimlerinin GSYİH’nın 1‑2 katı olduğu, KKTC’nin ise 12 milyar TL birikime sahip olduğu; ihtiyaç duyulan tutarın ise 200‑400 milyar TL arasında olması gerektiği vurgulandı. Emeklilik yaşının OECD ortalamasının üzerindeki seviyede olduğu, KKTC’de ise 25 yıl üzerinden emeklilik sisteminin dünya standartlarından uzak olduğu ifade edildi.
Arhun, fonun finansal yönetiminin siyasi etkiden uzak, Merkez Bankası ve işveren‑çalışan temsilcileri gözetiminde profesyonel yöneticilere devredilmesi gerektiğini savundu. Fon varlıklarının sadece mevduat faiziyle sınırlı kalmayıp, teminatı güçlü işverenlere kredi olarak da kanalize edilmesi önerildi.