Simerini: Türkiye, GSI projesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı “Rus ruleti”ne çekmeye çalışıyor
Haftalık Simerini gazetesinin analizine göre Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail’i kapsayan GSI elektrik kablosu projesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı “Rus ruleti” oyununa sokmaya çalışıyor. Gazete, Fransa’nın Türkiye’den izin isteyebileceği bir senaryo üzerinden Yunanistan’ın egemenlik haklarının sorgulandığını yazdı.
- Simerini’ye göre Türkiye, GSI projesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı “Rus ruleti” oyununa sokmaya çalışıyor.
- Gazete, Fransız bayraklı Abeille Marengo gemisi için Fransa’nın Türkiye’den yazılı izin isteyebileceği senaryosunu öne sürdü.
- Gazeteye göre bu durum, Yunanistan’ın özel egemenlik haklarına delik açabilir ve Estoppel ilkesi riskini doğurabilir.
- Gazete, Türkiye-Libya mutabakat zaptının Uluslararası Deniz Hukuku’na göre yasadışı olmasına rağmen Türkiye tarafından fiilen korunduğunu yazdı.
- Gazete, Türkiye’nin Mısır’a ek 15 bin kilometrekarelik bir bölge sunduğunu ve bunun bir kısmının Yunanistan ve Kıbrıs MEB’lerinin güneyine ait olduğuna işaret edildiğini aktardı.
Haftalık Simerini gazetesinin analizine göre Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki deniz altı elektrik kablosu projesi Great Sea Interconnector (GSI) kapsamında Türkiye’nin, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı kendi hataları sayesinde “Rus ruleti” oyununa sokmaya çalıştığı iddia ediliyor. Analizde bu durum için şu anda bir yatıştırma formülünün arandığı belirtildi.
Gazete, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Uluslararası Deniz Hukuku’na göre belirlenen egemenliklerini ve özel egemenlik haklarını sorgulayan bir “tabanca” bulunduğunu yazdı. Yatıştırma formülünün uygulanması halinde “kirli işi Fransa’nın yapacağı” ifade ediliyor: Fransız bayraklı araştırma gemisi Abeille Marengo için Fransa’nın Türkiye’den yazılı izin isteyeceği belirtildi. Bunun, Türkiye’ye sözde Yunan kıta sahanlığı ya da ihtilaflı bölgelerde yetkinin kendisine ait olduğunu söyleme fırsatı vereceği kaydedildi.
Gazete, bunun Yunanistan’ın özel egemenlik haklarına Fransa aracılığıyla delik açılması anlamına geleceğini ve Türkiye’nin Yunanistan aleyhine Estoppel (çelişki ilkesi) ilkesine dayanma riski taşıdığını savundu. Gazeteye göre Türkiye, Fransız yazılı beyanının Yunanistan’la da bağlantılı olduğunu ileri sürebilir; Yunanistan’ın susarak Fransa’nın eylemini onayladığı, böylece önceki tezinden vazgeçtiği yorumu yapılabilir. Fransız gemisinin Yunanistan’la bağlantılı olması halinde Ankara’nın ihtilaflı kıta sahanlığında yetkinin kendisinde olduğunu öne sürebileceği belirtildi.
Gazete ayrıca Türkiye-Libya mutabakat zaptının Kıbrıs’ın işgaline ve “sahte devlete” benzediğini, Uluslararası Deniz Hukuku’na göre yasadışı olmasına rağmen Türkiye’nin her iki durumu da “açık yara” olarak tutup gücüyle fiilen koruduğunu yazdı. Türkiye’nin Yunanistan ve Kıbrıs’la belirlenmiş MEB sınırlarını bozmak beklentisiyle Mısır’a hediyeler sunduğu, bunun da Uluslararası Deniz Hukuku’nun Mısır için belirlediğine ek 15 bin kilometrekarelik bir bölge olduğu aktarıldı. Bu bölümün bir kısmının Yunanistan ve Kıbrıs MEB’lerinin güneyine ait olduğuna da işaret edildi.