Schengen süreci tıkandı; Rum mülkleri meselesi Kıbrıs'ta yeni gerilim üretiyor
Güney Kıbrıs'ın Schengen katılımında üç yıldır somut sonuç alınamadı. Analizde, Rum mallarına yönelik hukuki süreç kararının Kıbrıs'ta kalıcı bölünmeyi güçlendirdiği savunuldu.
- Güney Kıbrıs'ın Schengen katılım hedefi bu yıl ocak ayında gerçekleşmedi ve kesin bir tarih belirlenmedi
- Analize göre Schengen katılımı ateşkes hattını katı bir sınıra dönüştürebilir ve Yeşil Hat Tüzüğü'nün geçerliliği belirsizleşebilir
- Hristodulidis hükümetinin KKTC'deki Rum taşınmazlarını satın alan yabancılara yönelik hukuki süreç kararı tartışma konusu oldu
- Yazıda, Türk tarafının yabancıların gayrimenkul edinimini genişleten yasa tasarısı hazırladığı belirtildi
Güney Kıbrıs'ın Schengen Bölgesi'ne dahil edilmesi için üç yıldır somut bir ilerleme sağlanamadığı bildirildi. Alithia gazetesinde yayımlanan bir analiz yazısına göre, adanın bu yılın ocak ayında bölgeye katılması hedefi gerçekleşmedi; üye ülkeler arasında konuda bir uzlaşıya varıldığını gösteren bir açıklama yapılmadı ve katılım için kesin bir takvim belirlenmedi.
Yazıda, Schengen'e girişin ateşkes hattını katı bir sınır niteliğine büründürebileceği ve Kıbrıs sorununu daha da karmaşık hale getirebileceği vurgulandı. Gazete, bu durumda Yeşil Hat Tüzüğü'nün yürürlükteki geçerliliğinin korunup korunmayacağının belirsiz olduğuna dikkat çekti.
Analizde bir diğer dikkat çeken başlık ise Hristodulidis hükümetinin aldığı karar oldu. KKTC sınırları içindeki eski Rum taşınmazlarını satın alan yabancılar hakkında hukuki süreç başlatılması, yazıda adanın kalıcı bölünmesine giden yolu güçlendiren bir adım olarak değerlendirildi. Metinde, bugüne kadar hiçbir hükümetin KKTC'deki Rum mallarına ilişkin soruşturma başlatmayı bir seçenek olarak görmediği hatırlatıldı. Tek taraflı adımların etkisiz kalacağı ve müzakereleri sekteye uğratma riski taşıdığı belirtilen yazıda, mevcut yönetimin bu anlayıştan vazgeçerek saldırgan bir tutum benimsediği ifade edildi.
Yazıda ayrıca, bu yaklaşımın siyasi gerçekliklerin göz ardı edilmesi anlamına geldiği savunuldu. Türk tarafının yabancıların gayrimenkul edinme haklarını genişletmeyi amaçlayan yeni bir yasa tasarısı hazırladığı belirtilirken, Rum göçmenlerin mallarının jeopolitik oyunların aracı haline getirilmesini izledikleri aktarıldı.
Son olarak, yeniden birleşmeyi destekleyen Kıbrıslı Türklerin yabancılaştırıldığı ve bunun bölünmeyi pekiştirdiği iddiası öne sürüldü. Haber, Güney Kıbrıs'ın Schengen süreci ile mülkiyet tartışmasının birlikte ele alındığı bir değerlendirme olarak öne çıkıyor.