Saldırıya uğrayan gazeteciler Lefkoşa'da polise şikâyette bulundu
Fatma Ünal davasında kararın açıklanmasının ardından sözlü ve fiziki saldırıya uğrayan gazeteciler, Lefkoşa Polis Müdürlüğüne giderek saldırganlar hakkında şikâyetçi oldu. Gazeteciler, 28 Ekim Çarşamba günü saat 14.00'te gelişmeleri sormak için yeniden polise başvuracaklarını açıkladı.
- Fatma Ünal davasında kararın açıklanmasının ardından gazeteciler sözlü ve fiziki saldırıya uğradı.
- Gazeteciler saldırganlar hakkında Lefkoşa Polis Müdürlüğüne şikâyette bulundu.
- Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir, Pınar Barut'un yüzüne ve sırtına su şişesi isabet ettiğini söyledi.
- Olayla ilgili kamera kayıtları, tanıklar ve gazetecilerin elindeki görüntüler bulunduğu belirtildi.
- Gazeteciler 28 Ekim Çarşamba günü saat 14.00'te gelişmeleri sormak için yeniden polise gidecek.
Fatma Ünal davasında kararın açıklanmasının ardından sözlü ve fiziki saldırıya uğrayan gazeteciler, Lefkoşa Polis Müdürlüğüne giderek saldırganlar hakkında şikâyetçi oldu.
Gazeteciler, ardından yaptıkları açıklamada soruşturma yürütülmesini ve sorumluların tespit edilmesini beklediklerini belirtti. Gelişmeleri öğrenmek üzere 28 Ekim Çarşamba günü saat 14.00'te yeniden Lefkoşa Polis Müdürlüğüne geleceklerini duyurdu. Meslektaşlarının yanında bazı siyasi parti ve örgüt temsilcileri de Polis Müdürlüğüne gelerek şikâyette bulunan gazetecilere destek verdi.
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir, yaşanan olayda sözlü saldırıların yanı sıra Gazeteci Pınar Barut'un yüzüne ve sırtına su şişesi isabet ettiğini söyledi. Olayın küçümsenemeyeceğini belirten Kişmir, mahkeme kararına gösterilen tepkinin gazetecilere yöneltilemeyeceğini ve haber alınmasının engellenemeyeceğini vurguladı. Kişmir, “Herkes haddini ve yerini bilmelidir. Basın emekçilerini her konuda sorumlu tutmaktan vazgeçmelidirler.” dedi.
Kişmir, bu tür olayları sürekli gündeme getirmelerine rağmen yetkililerin önlem almadığını savunarak bugünkü olayın “bardağı taşıran nokta” olduğunu söyledi. Olayla ilgili kamera kayıtları, tanıklar ve gazetecilerin elindeki görüntüler bulunduğunu kaydeden Kişmir, polisten soruşturmayı ilerletmesini ve sorumlular hakkında işlem yapmasını beklediklerini belirtti.
Gazeteci Pınar Barut, duruşma sırasında basın mensuplarına yönelik saldırıları anlatarak, “Biz halkın haber alma hakkını, basın ve ifade özgürlüğünü savunan, koruyan; bu halka, mahkemelerde, sokakta, mecliste, siyasette olanları duyuran basın emekçileriyiz. Ve uzunca bir süredir de saldırı altındayız.” dedi. Yaşananların can güvenlikleriyle ilgili kaygılarını artırdığını belirten Barut, “Güvende hissetmiyoruz.” diyerek saldırıdan sorumlu kişilerin kısa sürede tespit edilmesini istedi. Ellerindeki görüntüleri polise teslim ettiğini söyleyen Barut, diğer meslektaşlarının da sırayla ifade vereceğini aktardı.
Gazeteci Hüseyin Ekmekçi ise “Bugün bir gazeteciye savrulan şişe, oradaki bir savcının ya da hakimin başına vursaydı, şu anda bu ülkede ne yaşanırdı? Biz onun yaşanmasını istiyoruz.” dedi. Mahkeme avlularındaki saldırılarda artış yaşandığını kaydeden Ekmekçi, görev yapan gazetecilerin güvenliğine yönelik önlem alınması gerektiğini söyledi.
Gazeteci Ertuğrul Senova, olayla ilgili fotoğraf, video veya tanıklığı bulunan kişileri gazetecilerle iletişime geçmeye çağırdı. Senova, “İfade özgürlüğü onurumuzdur. Gazetecilik suç değildir.” dedi.