Öztürkler: Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının görmezden gelinmesi kabul edilemez
Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, 8 Kasım 2026 tarihinde Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin, eşit uluslararası statüsünün ve meşru haklarının görmezden gelinmesini kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi. Öztürkler, uluslararası toplumu egemen eşitliğe saygı göstermeye ve tek taraflı politikalardan uzaklaşmaya çağırdı.
- Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün görmezden gelinmesini kabul edilemez bulduğunu söyledi.
- Öztürkler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın adadaki iki devletin egemen eşitlik temelinde yan yana var olması yönündeki açıklamasını desteklediğini belirtti.
- Öztürkler, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Genişleme Paketi raporunu çifte standart olarak nitelendirdi.
- Öztürkler, Fransız bayraklı geminin planladığı kablo döşeme faaliyetleri için Türkiye’nin izin sürecinin henüz tamamlanmadığına dikkat çekti.
- Öztürkler, Rum Yönetimi’nin adanın tamamını temsil etme yetkisi bulunmadığını vurguladı.
Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, 8 Kasım 2026 tarihli yazılı açıklamasında Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin, eşit uluslararası statüsünün ve meşru haklarının görmezden gelinmesini kabul etmenin mümkün olmadığını vurguladı. Öztürkler, uluslararası toplumu Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine saygı göstermeye, tek taraflı politikalardan uzaklaşmaya ve bölgesel iş birliğini desteklemeye çağırdı.
Öztürkler, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde sürdürdüğü tek taraflı yaklaşımın son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler ve yayımlanan raporlarla bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın KKTC ziyareti sırasında vurguladığı, adadaki iki devletin egemen eşitlik temelinde yan yana var olmasının gerçekçi, adil ve kalıcı bir çözümün temeli olduğu görüşünü hatırlatan Öztürkler, “Biz de bu açıklamayı güçlü bir şekilde destekliyoruz” dedi.
Öztürkler, Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne indirgemeye yönelik hiçbir çözüm modelinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. Egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün tanınmasının yalnızca siyasi bir beklenti değil, halkın özden gelen haklarının gereği olduğunu ifade eden Öztürkler, uluslararası toplumun bu gerçekler doğrultusunda hareket etmesinin bölgede kalıcı barış ve istikrar bakımından büyük önem taşıdığını söyledi.
Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Yunanistan ile birlikte Doğu Akdeniz’de hayata geçirmeye çalıştığı projelerde Kıbrıs Türk halkının iradesini ve haklarını yok saymasının uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını dile getirdi. Fransız bayraklı bir geminin Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde planladığı kablo döşeme faaliyetlerine de değinen Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti’nin gerekli izin sürecinin henüz tamamlanmadığı yönündeki açıklamasının son derece açık olduğunu vurguladı.
Öztürkler, ilgili tarafların onayı alınmadan yapılacak tek taraflı girişimlerin bölgede yeni gerginliklere yol açabileceğini hatırlattı. Öztürkler, “Doğu Akdeniz’de hiçbir ülke veya uluslararası şirket, Türkiye ve KKTC’nin meşru hak ve menfaatlerini yok sayarak hareket etmemelidir” dedi ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının sonuna kadar savunulacağı yönündeki açıklamasını anımsattı.
Öztürkler, Avrupa Komisyonu’nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında yayımlanan raporda Rum ve Yunan tarafının tezlerinin esas alınmasını, Kıbrıs Türk halkının haklı beklentilerinin dikkate alınmamasını ve mevcut gerçeklerin görmezden gelinmesini kabul edilemez bir çifte standart olarak nitelendirdi. Rum Yönetimi’nin adanın tamamını temsil etme yetkisi bulunmadığını vurgulayan Öztürkler, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam dayanışma ve eşgüdüm içerisinde, devletimizin egemenliğini, halkımızın haklarını ve Doğu Akdeniz’deki meşru menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edecektir.” dedi.