Mehmet Dânâ, Londra'da İngiliz parlamenterlere Kıbrıs sorununu anlattı
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Londra'daki İngiliz Parlamentosu'nda düzenlenen etkinlikte parlamenterlere Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri aktardı. Dânâ, Kıbrıs Türk tarafının Birleşik Krallık'tan beklentilerini ve izolasyonun sona erdirilmesi çağrısını dile getirdi.
- Mehmet Dânâ, Londra'daki İngiliz Parlamentosu'nda parlamenterlere Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri anlattı.
- Dânâ, bir futbol kampının, iki müzik festivalinin ve çeşitli etkinliklerin Kıbrıs Rum tarafının girişimleriyle iptal edildiğini belirtti.
- Guterres, 16 Ekim 2026 tarihli yanıtında yaşanan gelişmeleri “Cesaret kırıcı” olarak nitelendirdi.
- Avrupa Komisyonu, 6 Ekim 2026 tarihli yanıtında Kıbrıslı Türklerin faaliyetlerinin engellenmesine ilişkin endişelere dikkat çekti.
- Dânâ, Birleşik Krallık'tan Kıbrıs Türk halkına yönelik tarafsız bir yaklaşım beklediklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Londra'daki İngiliz Parlamentosu'nda düzenlenen bir etkinlikte parlamenterlere Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri anlattı. Dânâ; güven yaratıcı önlemleri, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın ortaya koyduğu müzakere metodolojisini ve Kıbrıs Türk tarafının üç garantör ülkeden biri olan Birleşik Krallık'tan beklentilerini değerlendirdi.
Cumhurbaşkanlığı'nın açıklamasına göre etkinlik, Barones Nosheena Mobarik'in himayesinde ve Kuzey Kıbrıs için Özgürlük ve Adalet (FFNC) kampanyasının katkılarıyla düzenlendi. Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası üyelerinin bir araya geldiği etkinliğe Türkiye Cumhuriyeti'nin Birleşik Krallık Büyükelçisi Koray Ertaş ile KKTC Londra Temsilcisi Aysan Mullahasan da katıldı. Etkinlikte Kıbrıs sorunu, bölgesel jeopolitik gelişmeler ve yapıcı bir diyalog için elverişli ortam yaratılmasının önemi ele alındı.
Dânâ, yapıcı ve sonuç odaklı bir müzakere süreci için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, ekonomik, diplomatik ve siyasi faaliyetlerde karşılaştığı engellere dikkat çekti. Kıbrıs Rum tarafının son dönemdeki girişimleri sonucunda bir futbol kampının, iki müzik festivalinin ve çeşitli etkinliklerin iptal edildiğini hatırlatan Dânâ, bu tür müdahalelerin güven oluşturma çabalarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Dânâ'ya göre bu girişimler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin oluşturmaya çalıştığı güven ortamına da zarar veriyor.
Dânâ, Cumhurbaşkanı Erhürman ile BM Genel Sekreteri António Guterres arasındaki yazışmalara değinerek Guterres'in 16 Ekim 2026 tarihli yanıtına işaret etti. Dânâ, Guterres'in bu mektupta yaşanan gelişmeleri “Cesaret kırıcı” olarak nitelendirdiğini ve bunların karşılıklı güvenin güçlendirilmesine yönelik çağrılarla çeliştiğini belirttiğini aktardı. Ayrıca Avrupa Komisyonu'nun 6 Ekim 2026 tarihli yanıtında, Kıbrıs Türklerinin faaliyetlerinin engellenmesine ilişkin endişelere ve bu tür girişimlerin kapsamlı çözüm çabaları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çektiğini söyledi.
Dânâ, Avrupa Komisyonu'nun köprüler kurma, diyaloğu güçlendirme ve Avrupa Birliği ile Kıbrıslı Türkler arasında daha yakın ilişkiler geliştirme hedefini yeniden teyit ettiğini belirtti. Bu bağlamda Avrupa Birliği'nin Nisan 2004'te Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesi yönündeki kararına atıf yapıldığını kaydetti. Dânâ, Kıbrıs Türk halkına yönelik uluslararası taahhütlerin kültür, spor ve ticaret başta olmak üzere çeşitli alanlarda somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının 2004 yılında Birleşmiş Milletler Kapsamlı Çözüm Planı'na büyük çoğunlukla destek verdiğini anımsatan Dânâ, uluslararası toplumun izolasyonun hafifletilmesine yönelik sözlerinin ve kararlarının büyük ölçüde yerine getirilmediğini söyledi. Birleşik Krallık'ın 1960 Garanti Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerine dikkat çeken Dânâ, Kıbrıs Türk tarafının Birleşik Krallık'tan Kıbrıs Türk halkına yönelik tarafsız bir yaklaşım benimsemesini beklediğini belirtti. Birleşik Krallık'ın tarihsel bağları, antlaşmalardan doğan yükümlülükleri ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak sahip olduğu diplomatik etki nedeniyle izolasyonun aşılmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti.
Dânâ, adil ve sürdürülebilir bir çözümün adadaki her iki halkın yararına olacağını ve bölgesel barış, güvenlik ve istikrara önemli katkı sağlayacağını söyledi. Kıbrıs Türk tarafının yapıcı diyalog, güven yaratıcı önlemler ve Cumhurbaşkanı Erhürman'ın metodolojisi temelinde sonuç odaklı bir müzakere sürecine bağlılığını yineleyen Dânâ, anlamlı ilerleme için karşılıklı siyasi iradenin ve karşılıklı saygı ile güveni zedeleyen girişimlere son verilmesinin gerekli olduğunu vurguladı.