Maccabi Tel Aviv maçları Güney Kıbrıs'ta: Türk takımları ve taraftarları için zorlu giriş prosedürleri
Rum yönetiminin Maccabi Tel Aviv’in iç saha maçlarını Güney Kıbrıs’a taşıması, Türk takımları ve taraftarları için giriş vizesi, havalimanı seçimi ve kara geçişleri gibi karmaşık prosedürler doğurdu. Ayrıca, bu adım İsrail’in sporla kamufle ettiği politikaları eleştiren grupların tepkisini artırdı.
- Türk basketbolcuların Larnaka ya da Baf havalimanlarından girmesi zorunlu.
- Türk pasaport sahipleri Güney Kıbrıs’a giriş için ulusal vize almalı.
- Kıbrıslı Türk taraftarların kara geçişiyle ada içine girişleri belirsiz.
- AB pasaportu taşıyan Türk vatandaşları AB kurallarına göre seyahat edebilecek.
- Sivil toplum örgütleri, Maccabi’nin adaya getirilmesini 'sportswashing' olarak eleştiriyor.
Rum medyası, EuroLeague çatısı altındaki Maccabi Tel Aviv’in iç saha maçlarını Güney Kıbrıs’a taşımasının ardından, Türk takımları ile taraftarlarının adaya nasıl ulaşacaklarını detaylı bir şekilde analiz etti. Limasol’daki “Spiros Kiprianu” Spor Merkezi’ne girişte uygulanacak prosedürler, vize ve sınır geçiş kuralları haberin odak noktasını oluşturdu.
Gazete, İsrail takımıyla karşılaşacak Türk basketbolcuların ülkeye Larnaka ya da Baf havalimanlarından girmesinin zorunlu olduğunu ve Rum İçişleri Bakanlığı’nın resmi açıklamasına göre Türk pasaportu sahiplerinin Güney Kıbrıs’ı ziyaret edebilmek için ulusal giriş vizesi almaları gerektiğini vurguladı. Vizenin havalimanında verilmediği, başvuruların Atina’daki Rum Büyükelçiliği’ne şahsen yapılması gerektiği de bildirildi.
Türk ve Kıbrıslı Türk taraftarların ada içinde nasıl seyahat edecekleri ise ayrı bir sorun olarak öne çıktı. Rum yönetiminin, yasa dışı olarak nitelendirdiği Ercan Havalimanı ya da Kuzey Kıbrıs limanlarından geçiş yapanların kara kapıları üzerinden Güney Kıbrıs’a ulaşımına izin verme ihtimali tartışıldı. Ayrıca, AB pasaportu taşıyan Türk vatandaşlarının AB kurallarına göre hareket edebileceği, ancak Türk kökenli olmalarının ayrıcalık sağlamayacağı belirtildi.
Bu durum, İsrail’in “sportswashing” iddiası ve Rum yönetiminin Maccabi’ye verdiği sahayı desteklemesiyle ilgili eleştirileri de beraberinde getirdi. Birçok sivil toplum örgütü ve siyasi parti, bu kararın hem sportif hem de insan hakları açısından sorunlu olduğunu belirterek, Rum Meclisi’ne soru önergesi sundu.