KTTB, Meme Kanseri Tarama Programı İçin Ülke Çapında Erişilebilir Mamografi Talep Ediyor
KTTB, meme kanseri tarama programının tüm kadınlara ulaşmasını talep etti. Dr. Sinem Şığıt İkiz, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını ve hizmetlerin yerel yönetimlerle iş birliği içinde planlanması gerektiğini vurguladı.
- KTTB, nüfus verilerine dayalı bütünsel bir meme kanseri tarama sistemi önerdi.
- Mamografi hizmetlerinin tüm kadınlar için erişilebilir olması gerektiği vurgulandı.
- Erken tanı, tedavi başarısını büyük ölçüde artırıyor; gecikmiş tanı uzun tedavi gerektiriyor.
- Yerel yönetimlerin bilgilendirme, randevu ve ulaşım konularında aktif rol alması şart.
Lefkoşa, 15 Ekim – Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), güncel nüfus verileri ve yerel yönetim işbirliğiyle, tanıdan tedaviye kadar kesintisiz hizmet sunacak kapsamlı bir meme kanseri tarama sistemi kurulmasını önerdi.
KTTB Genel Sekreteri Dr. Sinem Şığıt İkiz, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yayınladığı mesajda, mamografinin erken aşamalarda kanseri tespit etmede en güvenilir araç olduğunu vurguladı ve tüm kadınların bu hizmete ulaşabilmesi gerektiğini belirtti.
İkiz, uygun yaş ve risk grubundaki kadınların düzenli taramaya katılımının artırılmasının, meme kanseri kaynaklı ölümlerin azaltılmasında kilit rol oynadığını ve tarama hizmetlerinin henüz ulaşamadığı kadınların programa dahil edilmesinin öncelikli bir halk sağlığı hedefi olduğunu söyledi.
Erken teşhis edilen hastaların tedavi başarısının çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken İkiz, gecikmiş tanıların daha uzun ve kapsamlı tedavi süreçleri gerektireceğini hatırlattı. Ayrıca, tarama planlamasının doğru nüfus istatistiklerine dayanması ve yerel yönetimlerle koordineli çalışılarak randevu, bilgilendirme ve ulaşım konularında destek sağlanması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ihtiyaçlara uygun mamografi cihazları, eğitimli teknisyenler ve radyoloji uzmanlarının birlikte planlanması gerektiğini belirten İkiz, mamografinin sadece çekimle sınırlı kalmadığını, şüpheli bulguların takibi, biyopsi ve gerekirse tedavi süreçlerinin de entegrasyonunun sağlanmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.