KTOEÖS Lefkoşa'da okullarda grev yaptı ve eylem gerçekleştirdi
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), 5 Kasım 2026 Perşembe günü Lefkoşa ve çevresindeki okullarda öğleden sonra grev yaptı. Sendika ayrıca Lefkoşa Metahan Çemberi'nde basın açıklaması ve eylem gerçekleştirdi.
- KTOEÖS, 5 Kasım 2026 Perşembe günü Lefkoşa ve çevresindeki okullarda öğleden sonra grev yaptı.
- Sendika, Lefkoşa Metahan Çemberi'nde basın açıklaması ve eylem gerçekleştirdi.
- Karaoğulları, tam gün eğitim uygulamasını “sözde” ve “ucube” sözleriyle nitelendirdi.
- Karaoğulları, son beş yılda akran zorbalığı ve şiddetinin disiplin suçlarına yansımasının yüzde 66 oranında arttığını söyledi.
- Karaoğulları, 2008 sonrası atanan öğretmenlerin yaşadığı sıkıntılara değindi.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), 5 Kasım 2026 Perşembe günü Lefkoşa ve çevresindeki okullarda öğleden sonra grev yaptı. Sendika, Lefkoşa Metahan Çemberi'nde basın açıklaması ve eylem gerçekleştirdi.
Eylemde, bakanlık icraatlarını içerdiği savunulan bir kutu da yer aldı. Eylemciler bu kutudan sorunlara dair mesajlar taşıyan pankartlar çıkardı. Pankart ve dövizlerde “Eğitime ve öğretmene yapılan saldırılara asla izin vermeyeceğiz”, “Göç Yasası'na dur de, ayrıcalık değil hakkımızı istiyoruz”, “Göç Yasası'nda buluşmak değil kurtulmak istiyoruz”, “Plansız tam gün uygulaması değil, gerçek çözüm istiyoruz”, “Süreyi değil, niteliği artır” ve “2008 sonrası öğretmen: Yasal haklarımızı istiyoruz” ifadelerine yer verildi.
“Tek Sosyal Güvenlik Yasası” ve “Göç Yasası” sonrasında atanan öğretmenlerin hak kayıpları yaşadığı belirtilen eylemde, sendikanın bu konudaki taleplerinin görmezden gelindiği ve öğretmen sendikasının yok sayıldığı savunuldu. Öğretmenlerin hak, özgürlük ve çalışma koşullarının baskı altına alındığı da ifade edildi.
KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, Gazimağusa, Güzelyurt ve Girne'den sonra bugün Lefkoşa'da olduklarını dile getirdi. Karaoğulları, “Tek Sosyal Güvenlik Yasası” ve “Göç Yasası'na” ilişkin taleplerinin siyasi partilerin seçim manifestolarında yer almasını ve bu konularda somut açılımlar ortaya konmasını beklediklerini söyledi. Tam gün eğitim uygulamasını “sözde” ve “ucube” sözleriyle nitelendirdi ve bu uygulamanın yarattığı sorunlara değindi.
Karaoğulları, Milli Eğitim Bakanlığı'nın icraatlarını eleştirerek öğretmen eksikliği nedeniyle yaşanan ders kayıplarının mağduriyete yol açtığını belirtti. Ülkedeki kamusal eğitim alanlarında deprem güçlendirme çalışmalarının hâlâ bitmediğini söyleyen Karaoğulları; konteyner sınıflar, riskli binalar, eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği, kalabalık sınıflar, usulsüz görevlendirmeler, öğretmen hak kayıpları, öğrenci taşımacılığındaki sorunlar, Türkiye'den öğretmen getirilmesi ve bazı yasa ve tüzükler hakkında eleştirilerde bulundu.
Karaoğulları, okullarda özel eğitim ve PDR hizmetlerinin noksanlığına bağlı olarak son beş yılda akran zorbalığı ve şiddetinin disiplin suçlarına yansımasının yüzde 66 oranında arttığını söyledi. “Göç Yasası” ile öğretmen haklarının “gasp edildiğini” savunan Karaoğulları, 2008 sonrası atanan öğretmenlerin yaşadığı sıkıntılara da değindi.