KTFD’den “Engelleri Değil, Potansiyeli Ortaya Koyun” Çağrısı
Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği, Dünya Serebral Palsi Günü kapsamında engelleri değil, çocukların bireysel potansiyelini ortaya koyma çağrısı yaptı. Uzman Tonyalı, rehabilitasyonun kişiye özel, aile ve toplum odaklı olması ve kapsayıcı ortamların yaratılmasının şart olduğunu vurguladı.
Lefkoşa’da 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Günü’nü kutlayan Kıbrıs Türk Fizyoterapistler Derneği (KTFD), "Engelleri değil, potansiyeli ortaya koyalım" sloganıyla duyarlılık yaratmak istedi.
KTFD Asbaşkanı Uzman Fizik Tedavi Uzmanı Caniz Ersümer Tonyalı, serebral palsili çocukların ihtiyaçlarının ve becerilerinin çeşitliliğine dikkat çekerek, rehabilitasyon hizmetlerinin bireysel özellikler, aile öncelikleri ve günlük yaşam koşulları gözetilerek planlanması gerektiğini vurguladı.
Tonyalı, her çocuğun ilgi alanları, güçlü yönleri ve gelişim potansiyeli olduğunu belirterek, bu potansiyelin ortaya çıkmasının doğru destek ve yönlendirmeyle mümkün olacağını sözlerine ekledi.
Hareket ve işlev gelişiminin oyun, öğrenme, iletişim ve sosyal katılım hedefleriyle bütünleşmesi gerektiğini hatırlatan Tonyalı, çocuğun bağımsız yapabildiklerini geliştirmesinin yanı sıra, ihtiyaç duyduğu desteğin de etkinliğe katılımını sağlamada eşit derecede önemli olduğunu belirtti.
Erken dönemde başlanan, ihtiyaca göre sürdürülen ve herkesin ulaşabileceği rehabilitasyon hizmetlerinin şart olduğuna dikkat çeken Tonyalı, ailelerin bilgi, rehberlik ve sosyal desteğe erişiminin yanı sıra, sağlık ve eğitim profesyonellerinin ortak bir vizyonla çalışmasının da hayati olduğunu vurguladı.
Ayrıca, kapsayıcı eğitim ortamları, erişilebilir okullar, uygun ulaşım, yardımcı teknolojiler ve oyun alanlarının çocukların yeteneklerini kullanabilmelerinde kritik rol oynadığını ifade etti. Toplumsal önyargıların yıkılması ve her çocuğun değerli olduğu bilincinin politika ve uygulamalara yansıtılması gerektiğini yineledi.
Son olarak, ilgili kurumları rehabilitasyon hizmetlerine eşit erişim sağlamak, aileleri desteklemek ve çocukların eğitim‑sosyal yaşama katılımını artıracak somut adımlar atmaya davet ederek, yaşam boyu sürecek hak temelli ve sürdürülebilir bir destek mekanizmasının önemine işaret etti.