Kıdak: Güvenli içme suyu için kaynak koruma, arıtma ve düzenli analiz önemli
UKÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, güvenli içme suyu temininde su kaynaklarının korunmasının, etkin arıtma süreçlerinin ve düzenli analizlerin önemli rol oynadığını belirtti. Kıdak, kimyasal ve mikrobiyolojik kirleticilerin sağlık üzerindeki risklerine de dikkat çekti.
- Prof. Dr. Rana Kıdak, güvenli içme suyu için kaynakların korunmasını, etkin arıtma süreçlerini ve düzenli analizleri önemli buldu.
- Ağır metaller, pestisitler, nitrat ve nitrit birikimi ile endüstriyel atıklar içme suyu kalitesini tehdit eden başlıca unsurlar arasında sayıldı.
- Uzun süreli maruziyetin nörolojik bozukluklara, böbrek ve karaciğer hasarlarına ve bazı kanser türlerinde risk artışına yol açabileceği belirtildi.
- Yüksek nitrat konsantrasyonlarının bebeklerde oksijen taşınmasını etkileyen ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği ifade edildi.
- Sıcak iklimde bina içi su depolarının ve tesisatların düzenli temizlenmesinin hijyen açısından önemli olduğu vurgulandı.
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Kıdak, Lefkoşa'da 27 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, güvenli içme suyu temininde su kaynaklarının korunmasının, etkin arıtma süreçlerinin ve düzenli analizlerin önemli rol oynadığını söyledi.
Prof. Dr. Kıdak, içme suyu kalitesinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirirken kimyasal ve mikrobiyolojik kirleticilerin içme suyunda yaratabileceği riskler üzerinde durdu. Kıdak, ağır metaller, pestisitler, nitrat ve nitrit birikimi ile endüstriyel atıkların içme suyu kalitesini tehdit eden başlıca unsurlar arasında yer aldığını belirtti. Bu maddelere uzun süre maruz kalmanın nörolojik bozukluklara, böbrek ve karaciğer hasarlarına ve bazı kanser türlerinde risk artışına yol açabileceğini ifade etti.
Kıdak, içme suyundaki yüksek nitrat konsantrasyonlarının bebeklerde oksijen taşınmasını etkileyen ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekti. Mikrobiyolojik kirliliğin ise kanalizasyon sızıntıları, yetersiz dezenfeksiyon ve su depolarındaki hijyen eksiklikleri nedeniyle ortaya çıkabildiğini kaydetti. Escherichia coli, Salmonella spp. ve Vibrio cholerae gibi patojenlerin kolera, tifo ve akut gastroenterit gibi hastalıklara yol açabileceğini belirten Kıdak, kimyasal kirleticilerin etkisinin uzun süreli maruziyetle ortaya çıkabildiğini, mikrobiyolojik kirlenmenin ise kısa sürede yaygın enfeksiyonlara neden olabildiğini vurguladı. Kıdak, çocuk, yaşlı ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin bu risklere karşı daha savunmasız olabileceğini de ekledi.
Prof. Dr. Kıdak, Sağlık Bakanlığı ve Su İşleri Dairesi tarafından yürütülen periyodik analizlerin, depolardan ve dağıtım şebekesinden alınan su örneklerinin kalitesini izlemek açısından önemli olduğunu söyledi. İçme suyu kalitesinin sürdürülebilmesinin; kaynakların korunması, arıtma tesislerinin etkin işletilmesi ve dağıtım ağlarının düzenli izlenmesiyle mümkün olduğunu kaydetti. Özellikle sıcak iklim koşullarında bina içi su depolarının ve tesisatların düzenli temizlenmesinin hijyen açısından önemine değinen Kıdak, bireysel düzeyde alınan önlemlerin de koruyucu bir rol üstlendiğini vurguladı.