Kallas: Rusya gıdayı bilerek bir silah olarak kullanıyor
AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırılardan Rusya'yı sorumlu tuttu ve Moskova'nın gıdayı bilerek silaha dönüştürdüğünü öne sürdü. Kallas, AB'nin hızlı kriz yönetimi ve Karadeniz güvenliği için yeni adımlar planladığını açıkladı.
- Kallas, Karadeniz'de son 10 günde Rusya'ya ait olduğu düşünülen İHA'larla 6 saldırı yapıldığını söyledi
- Rusya'nın Ukrayna'nın ihracat ürünlerini hedef aldığı ve gıda güvenliğini tehdit ettiği belirtildi
- Romanya ve Bulgaristan'ın kuracağı Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin durumsal farkındalığı artıracağı vurgulandı
- Türkiye, Hindistan ve diğer ortaklarla Karadeniz'de seyrüsefer serbestisi için çalışmalar sürüyor
- Ukrayna'nın önerdiği seyrüsefer serbestisi girişimini Rusya'nın reddettiği aktarıldı
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırıların arkasında Rusya'nın bulunduğunu ve Moskova'nın bu eylemlerle gıdayı kasıtlı olarak bir silaha dönüştürdüğünü öne sürdü.
Kallas, Strazburg'da Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda Karadeniz'deki saldırılara ilişkin düzenlenen oturumda konuştu. Rusya'ya ait olduğu düşünülen insansız hava araçlarıyla son on gün içinde Karadeniz'de altı saldırı gerçekleştiğini belirten Kallas, bu olayların tehlikeli ve kabul edilemez bir tırmanışa işaret ettiğini ifade etti. Moskova'nın temmuz ortasından itibaren Ukrayna'nın ihracat yaptığı ürünleri hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdığını savunan Kallas, Karadeniz'in Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasında en kritik güzergah olduğunu vurguladı.
Kallas, "Rusya, gıdayı kasıtlı olarak bir silah haline getiriyor ve başta Afrika, Asya ve Orta Doğu olmak üzere küresel gıda güvenliğine zarar veriyor" dedi. AB ile Ukrayna arasında karayoluyla yapılan tahıl ihracatının temmuzdan bu yana 2 milyon ton arttığını hatırlatan Kallas, Rusya'nın artık Moldova, Romanya ve Polonya sınır kapılarını da hedef aldığını, bunun da alternatif ticaret rotalarını tehlikeye attığını kaydetti.
Karadeniz ve Tuna Nehri çevresinde güvenliğin artırılması gerektiğini söyleyen Kallas, Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle birlikte kuracağı Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin durumsal farkındalığı güçlendireceğini belirtti. Kriz anlarında AB'nin daha hızlı ortak karar alabilmesi gerektiğini vurgulayan Kallas, önerilen acil durum protokolünün büyük ölçekli hibrit krizlerde hızlı siyasi istişare ve koordinasyon sağlamayı amaçladığını, bunun NATO ile koordinasyonu da kapsadığını söyledi.
Kallas ayrıca Türkiye, Hindistan ve diğer uluslararası ortaklarla Karadeniz'de seyrüsefer serbestisini sağlamaya yönelik bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Bu adımın hem insan hayatını hem de hayati önem taşıyan tedarik zincirlerini koruyacağını ifade eden Kallas, Ukrayna'nın bu konuda öneride bulunduğunu, ancak Rusya'nın bunu reddettiğini belirtti. Kallas, Moskova'ya yönelik baskının sürmesi ve Kiev'e verilen desteğin devam etmesi gerektiğinin altını çizdi.