Holguin: Kıbrıs sorununda anlaşmaya hem uzağız hem de yakınız
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Kıbrıs sorununda bir anlaşmaya hem çok uzak hem de çok yakın olunduğuna inandığını söyledi. Holguin, Alithia gazetesine verdiği demeçte çözümün bizzat Kıbrıslılara bağlı olduğunu vurguladı.
- Holguin, kapsamlı bir çözüm için gereken yeterli siyasi iradenin şu anda bulunmadığını belirtti.
- Holguin, önemli olanın öneri sayısı değil, önerilerin uygulanabilmesi için gereken kapasite ve siyasi irade olduğunu vurguladı.
- Holguin, Güven Yaratıcı Önlemler konusunda iki liderin görüşmelerinin henüz ilerlemeye yol açmadığını söyledi.
- Holguin, 9 Kasım'daki üçlü görüşmenin iki liderin inisiyatiflerde uzlaşmasına teşvik olmasını diledi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Lefkoşa'da Alithia gazetesine verdiği demeçte “Kıbrıs sorunuyla ilgili bir anlaşmaya hem uzağız hem de çok yakın olduğumuza inanıyorum” dedi. Kıbrıs sorununun çözümünün bizzat Kıbrıslılara bağlı olduğunu savunan Holguin, tarafların yalnızca destek verebileceklerini ve başarılarına yardımcı olma çabasında kalabileceklerini belirtti.
Holguin, şu anda kapsamlı bir çözüme ulaşmak için zor sorunların ciddiyetle ele alınmasına yönelik yeterli siyasi iradenin bulunmadığını gördüklerini söyleyerek bir anlaşmadan uzak olunduğunu ifade etti. Buna karşın her iki tarafın menfaatlerini bildiğini ve bunların nasıl bir araya gelebileceğinin farkında olduğunu belirterek bir çözüme yakın olunduğunu kaydetti.
İki liderin görüşmelerinin sınır kapıları ya da diğer Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) konusunda ilerlemeye yol açmadığını ifade eden Holguin, müzakere sürecinden önce gerekli metodoloji konusunda bir anlaşmaya varılmasına yönelik adımların henüz atılmadığını da belirtti.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın atıfta bulunduğu 7 öneri ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in 19 önerisi sorulduğunda Holguin, liderlerin 4, 5, 7, 10 ya da 19 öneriden bahsedebileceğini ancak önemli olanın öneri sayısı değil, bunların bir kısmı ya da tamamı üzerinde anlaşmaya varma ve uygulama kapasitesi ile siyasi irade olduğunu vurguladı. Liderlerin kararlarını belirleyen siyasi hesaplamalara değinen Holguin, mevcut durumun değişmesinin birleşik bir Kıbrıs'ta bir arada yaşama fikrinin daha fazla önem kazanmasına bağlı olduğunu savundu.
Sürekli adada bulunmadığı için Rum Yönetimi tarafından eleştirilmesine ilişkin Holguin, iki liderin görüşmelerinde yer almasının gerekmediğini ve diyaloğun sürmesi için Kıbrıs'a yerleşmesinin de gerekmediğini söyledi. Rolünün taraflar arasındaki görüşmeleri kolaylaştırmak ve ilerleyebilmeleri için ortak zemin bulmalarına yardımcı olmak olduğunu belirten Holguin, “Kıbrıslılar geleceklerini kendi ellerinde tutuyor” dedi.
Holguin, müzakerelerin yeniden başlamasının iki tarafa da bağlı olduğunu ve son kararın taraflara ait olduğunu dile getirdi. Kapalı bölge Maraş'la ilgili önerilerin ise resmi müzakereler sırasında ele alınması gereken bir konu olduğunu belirterek bu konuda başka bir yorumda bulunmayacağını söyledi.
Holguin, 9 Kasım'daki üçlü görüşmenin iki liderin üzerinde tartıştığı inisiyatiflerde uzlaşmaya varılması için teşvik olmasını diledi. BM'nin rolünün köprüler kurmak, diyaloğu teşvik etmek ve liderler tarafından incelenmek üzere pratik inisiyatifler sunmak olduğunu belirten Holguin, liderlerin bu önerileri kabul etme konusunda bir yükümlülüğünün bulunmadığını ekledi.