Hayvanlarla konuşan paraşütçü: Tümer Debreli ve “Cimcime” Kazı
Hayvanlarla konuşan yamaç paraşütçüsü Tümer Debreli, “Cimcime” adlı kazıyla kurduğu eşsiz bağı, maratonculuk geçmişi ve gökyüzündeki maceralarını anlattı. Çocukluk hayvan sevgisinden yola çıkan Debreli, kazının ona doktor, terapist ve sabah uyarıcısı olduğunu paylaştı.
- Tümer Debreli, kazı “Cimcime”yle yürürken sosyal medyada büyük ilgi topladı.
- 20 yılı aşkın süredir maraton koşucu ve yamaç paraşütü tutkunudur.
- Kazı, sabahları telefon ekranını gagalayıp onu uyandıran bir ‘uyandırma servisi’ gibi çalışıyor.
- Debreli, kazıyla birlikte yamaç paraşütü deneyimlerini paylaşıyor; hayvanın doğasında uçma yeteneği var.
- Gelecek hayali; pasaport alıp çadır ve “Cimcime”yle yurt dışına seyahat etmek.
Tümer Debreli, hayvanlarla kurduğu sıra dışı bağlarıyla tanınırken, geçen ay Lefkoşa’nın merkezi bir sokağında yürürken yanına aldığı kazı “Cimcime”yi de yanına almasıyla sosyal medyada binlerce kişinin yüzünü güldürdü.
Debreli sadece bir hayvansever değil; 20 yılı aşkın süredir maraton koşucusu, yamaç paraşütü meraklısı ve ülke çapında dereceler elde etmiş bir sporcu. Gökyüzünde süzülürken ona “yoldaşım, arkadaşım” diyebileceği bir kazı da eşlik ediyor. Yazın denizde yüzmek, sahilde yürümek, arabayla dolaşmak ve karpuz yiyerek geçirdikleri anlar ikisinin en sevdiği aktiviteler arasında.
“Cimcime” adını verdiği bir yaşındaki kazıyla kurduğu iletişimi, İnönü’deki bir röportajda samimi bir dille anlatan Debreli, kazın kendisiyle konuşmasını istediğini, hatta ona “Cimcim” diye seslendiğini belirtti.
Hayvan sevgisi, Debreli’nin çocukluk dönemine dayanıyor; babasını kaybettikten sonra annesine hayvan bakmada yardım ederken koyun, tavuk, tavşan, kaz, ördek gibi birçok hayvanı yetiştirmiş. Zorlu bir geçmişten şükürle çıktığını ve teknolojiyle dolu bir nesilde olmanın şans olduğuna inanıyor.
İlk kazını seçerken, üç yavrudan birini gözünde fark ederek cebine koyduğunu ve o dönemlerde kazının ona “doktor, terapist” gibi roller üstlendiğini hatırlıyor. Kazı, onun telefon ekranını gagalayıp sabahları 06.00’da battaniyeyi çekerek uyanmasını sağlıyor.
Yamaç paraşütü deneyimlerini de “Cimcime” ile paylaşan Debreli, kazın doğasında uçma yeteneği olduğunu, gökyüzünde bir akrobasi gösterisi gibi özgürce süzüldüğünü ve paraşütle birlikte güvenli bir uçuş gerçekleştirdiklerini söylüyor.
Geçmişte kaybettiği ilk kazısı hâlâ hâlâ aklına takılıyor; kazını bir ağrıda bırakınca kaybolması hâlâ bir muamma. Ancak ona yeni bir kaz edinip aynı adı vermekten çekinmemiş. Gelecek hayali ise pasaport alıp çadırı ve “Cimcime”yi yanına alıp yurt dışına seyahat etmek.