Dışişleri Bakanlığı, AB’nin 2026 Türkiye Raporu’ndaki ithamları reddetti
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’ndaki ithamları reddetti. Bakanlık, adada kalıcı barışın iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tesciliyle mümkün olduğunu savundu.
- Bakanlık, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Türkiye Raporu’nda yer alan ithamları bütünüyle reddettiğini açıkladı.
- Açıklamada KKTC’nin iki devletli çözüm vizyonunu Anavatan Türkiye ile tam bir fikir birliği içinde savunacağı belirtildi.
- Bakanlık, Avrupa Birliği’nin 2004 yılında GKRY’yi hukuksuz biçimde üye yaptığını öne sürdü.
- Raporda Maraş konusundaki değerlendirmeler de eleştirildi ve KKTC’nin Maraş politikalarını sürdüreceği vurgulandı.
Lefkoşa’da 5 Kasım 2026 tarihinde yapılan açıklamada Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu’nun 2026 Genişleme Paketi kapsamında yayımladığı 2026 yılı Türkiye Raporu’nu eleştirdi. Bakanlık, raporda KKTC ile Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını hedef alan taraflı, gerçeklerden kopuk ve haksız ithamlar bulunduğunu belirterek bunları bütünüyle reddettiğini açıkladı. Açıklamada ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın rapora ilişkin değerlendirmelerinin tamamen desteklendiği ifade edildi.
Bakanlık, Avrupa Birliği’nin 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni hukuksuz ve AB mevzuatına aykırı biçimde üye yaparak Kıbrıs konusunda taraf tuttuğunu öne sürdü. Komisyon’un raporunun AB’nin Rum-Yunan ikilisinin maksimalist ve uluslararası hukuka aykırı tezlerine koşulsuz destek verdiğini ve adadaki mevcut gerçekleri göz ardı ettiğini savunan Bakanlık, Kıbrıs Türk halkını ambargolarla izole etmeye çalışan bir kurumun çözüm sürecine yapıcı katkı sunamayacağını kaydetti. Raporda iki devletli çözüm vizyonunun göz ardı edilmesi “esef verici” olarak nitelendirildi.
Bakanlığa göre, raporda eleştirilen iki devletli çözüm vizyonu, adadaki yarım asırlık federal çözüm arayışlarının Rum tarafının uzlaşmazlığı ve güç paylaşımını reddeden yaklaşımı nedeniyle çöktüğü için doğal bir sonuçtur. Açıklamada KKTC’nin bu vizyonu Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile “tam bir fikir birliği içinde” savunmaya devam edeceği belirtildi. Ayrıca raporun, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdindeki uluslararası görünürlük çabalarını eleştirmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Raporda Komisyon’un Türkiye ile KKTC arasındaki enerji, ulaştırma, altyapı ve güvenlik alanındaki iş birliklerini GKRY’nin tek taraflı iddiaları temelinde değerlendirmesi de eleştirildi. Bakanlık, Maraş konusundaki değerlendirmelerin de sahadaki gerçekleri ve Kıbrıs Türk halkının haklarını göz ardı ettiğini savundu. Açıklamada KKTC’nin Maraş konusunda halkının hak ve menfaatlerini gözeten politikalarını uluslararası hukuk ve insan hakları çerçevesinde sürdüreceği ve Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarların korunması konusunda Anavatan Türkiye ile birlikte ödün vermeyeceği belirtildi.