DAÜ-SEN: DAÜ bir parti ya da parti örgütü değil
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç'ın "Benim partim DAÜ'dür" ifadesini eleştirdi. Sendika, üniversitenin demokratik ve özerk bir kurum olduğunu vurguladı.
- DAÜ-SEN, DAÜ'nün bir siyasi parti ya da parti örgütü değil, demokratik ve özerk bir üniversite olduğunu belirtti.
- Sendika, Rektör Prof. Dr. Hasan Kılıç'ın "Benim partim DAÜ'dür" ifadesini eleştirdi.
- Açıklamaya göre üniversite genel sekreterinin ve 74 idari yönetici pozisyonunun 70'i vekaleten görevlendirildi.
- DAÜ-SEN, rektörün somut uygulamalarla yönetim ilkelerini ortaya koymasını istedi.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), DAÜ'nün bir siyasi parti ya da siyasi parti örgütü değil, demokratik ve özerk bir üniversite olduğunu belirtti. Sendika, bu görüşünü yazılı bir açıklamayla kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamada, DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç'ın basın toplantısında kullandığı "Benim partim DAÜ'dür" ifadesi eleştirildi. DAÜ-SEN, rektörün bu sözlerinde dile getirilen iddialara yanıt vermediğini, bunun yerine genel ifadelerle üniversiteye bağlılığını ve kurumsal bağımsızlığa verdiği önemi öne çıkardığını savundu.
Sendika, demokratik toplumlarda herkesin siyasi tercihi olabileceğini ve istediği partiyi destekleyebileceğini kaydetti. Ancak siyasi partilerle üniversiteleri özdeşleştirmenin, benzetmenin ya da birini diğerinin yerine koymanın kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklamada, DAÜ'nün "bizim partimiz değil, demokratik özerk üniversitemiz" olduğu ve iki kavram arasındaki ayrımın herkes tarafından bilinmesi gerektiği vurgulandı.
DAÜ-SEN, rektörün toplantıda DAÜ'de hiçbir kararın siyasi talimatlarla alınmadığını ve kurumsal bağımsızlığın kendisi için tartışmaya açık olmadığını ifade ettiğini hatırlattı. Buna karşın sendikanın, mevzuata ve demokratik özerk üniversite ilkelerine aykırı olduğunu düşündüğü uygulamalar hakkında somut bir yanıt verilmediği savunuldu.
Sendika açıklamasında, üniversite genel sekreterinin ve 74 idari yönetici pozisyonunun 70'inin neden münhal açılıp sınav yapılarak asaleten atanmak yerine vekaleten görevlendirildiği sorusuna yanıt verilmesi gerektiği kaydedildi. Vekaleten görevlendirmenin gerekli durumlarda başvurulabilecek bir yöntem olabileceği de ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, bir rektörün üniversitenin ihtiyaçları için hükümet, siyasi partiler ve farklı kurumlarla görüşmesinin doğal olduğu belirtildi. Ancak bu ilişkilerin üniversitenin demokratik özerkliğini, mevzuata uygun yönetimi, liyakati ve kurumsal bağımsızlığını zedelememesi gerektiği vurgulandı. DAÜ-SEN, "Üniversite yönetiminde siyasi yakınlık değil, liyakat; kişisel takdir değil, mevzuat; geçici çözümlerin kalıcılaşması değil, şeffaf ve hesap verebilir süreçler esas olmalıdır" dedi ve rektörü, üniversiteye bağlılığının gerektirdiği yönetim ilkelerini somut uygulamalarla ortaya koymaya çağırdı.