Cevdet Yılmaz, TRT World Forum'da Türkiye'nin çok bölgeli diplomasisini anlattı
TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 6 Kasım 2026 Cuma günü İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum 2026'da konuştu. Yılmaz, savunma sanayisi ihracatı, NATO Ankara Zirvesi ve küresel liderlik konularında değerlendirmelerde bulundu.
- Cevdet Yılmaz, savunma sanayisi ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını söyledi.
- Yılmaz, 2026 yılında ev sahipliği yapılan NATO Ankara Zirvesi'nin Türkiye'yi NATO 3.0'a yaklaştırdığını belirtti.
- Yılmaz, kurallara dayalı uluslararası düzenin giderek daha fazla baskı altına girdiğini dile getirdi.
- Türkiye'nin Karadeniz Tahıl Girişimi'ne aracılık ettiği hatırlatıldı.
- R4 mekanizmasında Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan bir araya geliyor.
TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 6 Kasım 2026 Cuma günü İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum 2026'da konuştu. Bu yıl onuncusu düzenlenen forumda “Türkiye: Bölgesel Güçten Bölgeler Arası Bir Aktöre” başlıklı açık oturumda konuşan Yılmaz, dünyanın dört bir yanından gelen konukları İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü siyasi desteğiyle Türkiye'nin son 24 yılda savunma sanayisini geliştirdiğini belirtti. Geçen yıl savunma sanayisi ihracatının 10 milyar doları aştığını ifade eden Yılmaz, “Geçtiğimiz yıl savunma sanayisi ihracatımız 10 milyar doları aşmıştır.” dedi. Yılmaz, 2026 yılında ev sahipliği yapılan NATO Ankara Zirvesi'nin de Türkiye'yi NATO 3.0'a daha da yaklaştırdığını kaydetti.
Forumun temel sorusu olan “Merkezsiz Bir Dünya: Kuralların Tükendiği Bir Dönemde Kim Liderlik Edecek?” sorusunun bugünün dünyası açısından önem taşıdığını söyleyen Yılmaz, küresel gücün artık tek bir çekim merkezi etrafında yoğunlaşmadığını, nüfuzun daha geniş bir devlet ve bölgesel aktör yelpazesine yayıldığını belirtti. Kurallara dayalı uluslararası düzenin temelini oluşturan uzlaşının giderek daha fazla baskı altına girdiğini dile getiren Yılmaz, “güçlünün haklı olduğu” anlayışının tehlikeli bir düşünce biçimi haline geldiğini ifade etti.
Yılmaz, Türkiye'nin gerçekçi bir yaklaşımı benimsediğini ve buna rağmen kurallara dayalı uluslararası bir sistemi savunduğunu söyledi. Zorlu bir ortamda sorumlu liderlik, proaktif diplomasi ve somut işbirliğinin her zamankinden daha büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, “Coğrafyamız bizi kıtaların ve bölgelerin kesişim noktasına yerleştirmektedir” sözleriyle Türkiye'nin çok bölgeli bir aktör olduğunu vurguladı. NATO müttefiki olan Türkiye'nin Karadeniz ve Akdeniz'e kıyısı bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, ülkesinin Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu ile bağlarına dikkat çekti.
Yılmaz, Türkiye'nin kriz yönetimi ve arabuluculuk rolüne de değindi. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın kalıcı bir uzlaşıyla sonlandırılmasının gündemlerinin üst sıralarında olduğunu belirten Yılmaz, Karadeniz Tahıl Girişimi'ne aracılık ettiklerini hatırlattı. İran, İsrail ve ABD'yi kapsayan savaşın ise komşu bölgelerin güvenliğinin birbirine ne kadar bağlı olduğunu gösterdiğini söyledi. Yılmaz, “Dolayısıyla diplomasi, bu krizin çözümüne yönelik çabaların merkezinde yer almaya devam etmelidir.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan'ı aynı masa etrafında bir araya getiren R4 mekanizmasının, Türkiye'nin bölgeler arası angajmanının en belirgin örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Mekanizmanın değerinin istişareleri somut diplomatik angajmana dönüştürebilme kapasitesinde yattığını belirten Yılmaz, “Önümüzdeki zorlukların ele alınmasında, jeopolitik gerilimler ve savaşlar yerine diyalog ve diplomasinin önemini ortaya koyan bir tartışma gerçekleştireceğimize inanıyorum.” dedi.