Çeler: Parti içi demokrasi ve halkın iradesine saygı siyasetin vazgeçilmez ilkeleri
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, Ulusal Birlik Partisi'nin aday belirleme kurultayında yaşananları üzüntü ve endişeyle izlediklerini bildirdi. Çeler, parti içi demokrasi, hukukun üstünlüğü ve halkın iradesine saygının siyasetin vazgeçilmez ilkeleri olduğunu vurguladı.
- Zeki Çeler, Ulusal Birlik Partisi’nin aday belirleme kurultayında yaşananları üzüntü ve endişeyle takip ettiklerini açıkladı.
- Çeler, hangi parti olursa olsun üyelerinin iradesini görmezden gelen anlayışların sorgulanması gerektiğini söyledi.
- Çeler, parti içi demokrasinin hukuk devletinin gereği olduğunu ve Anayasa’nın 71’inci maddesine dikkat çekti.
- TDP, 50 milletvekili adayıyla kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik yazılı taahhütte bulundu.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, parti içi demokrasi, hukukun üstünlüğü ve halkın iradesine saygının siyasi yaşamın vazgeçilmez ilkeleri olduğunu belirtti. Çeler, yazılı açıklamasında Ulusal Birlik Partisi’nin aday belirleme kurultayında yaşananları üzüntü ve endişeyle takip ettiklerini söyledi.
Çeler, yaşananları yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görmediklerini ifade etti. Yıllardır ülkeyi yöneten anlayışın bugün kendi üyelerinin iradesine ilişkin ciddi tartışmalarla karşı karşıya kalmasının herkes için düşündürücü olduğunu belirten Çeler, “Ortaya çıkan tabloyu yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görmüyoruz.” dedi.
Benzer tartışmalara ilk kez tanıklık etmediklerini hatırlatan Çeler, hangi siyasi parti olursa olsun, üyelerinin iradesini görmezden gelen ve demokratik süreçleri kişisel hesaplara teslim eden her anlayışın aynı ölçüde sorgulanması gerektiğini savundu.
Demokrasinin yalnızca sandık kurulmasından ibaret olmadığını vurgulayan Çeler, “Sandıktan çıkan iradeye saygı duyulması, seçim süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, itirazların tarafsız biçimde değerlendirilmesi ve yöneticilerin hesap verebilmesi, gerçek demokrasinin ayrılmaz parçalarıdır.” ifadelerini kullandı. Parti içi demokrasinin yalnızca siyasi bir tercih değil, hukuk devletinin de gereği olduğunu belirten Çeler, Anayasa’nın 71’inci maddesinin siyasi partilerin çalışma ve kararlarının demokratik ilkelere aykırı olamayacağını açıkça ortaya koyduğuna dikkat çekti.
Çeler, kendi içinde demokratik iradeye saygıyı güvence altına alamayan bir siyasi anlayışın ülke yönetiminde demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne nasıl sahip çıkacağının haklı olarak sorgulanacağını söyledi. Bir siyasi partinin her şeyden önce kendisine gönül veren insanların emeğiyle ayakta durduğunu belirten Çeler, “Partisi için kapı kapı dolaşan, gecesini gündüzüne katan, inandığı değerler uğruna mücadele eden insanların emeği son derece kıymetlidir.” dedi.
Çeler, eleştirilerinin muhatabının herhangi bir partinin üyeleri ya da seçmenleri değil, demokratik süreçleri korumakla sorumlu yönetim anlayışları olduğunu belirtti. Siyasi görüşler, sorunlara yaklaşım ve çözüm yöntemlerinin farklı olabileceğini, ancak bu toprakları sevmenin, adalete inanmanın ve haksızlık karşısında ortak bir vicdan taşımanın parti sınırlarını aşan değerler olduğunu ifade etti.
TDP’nin demokrasi anlayışında çoğulculuk, katılımcılık ve özgür iradenin esas olduğunu kaydeden Çeler, siyasi partilerin kendi içlerinde bu ilkeleri yaşatması, farklı görüşlere saygı göstermesi ve üyelerinin iradesini koruması gerektiğini söyledi. Çeler, “Hiç kimsenin hukukun üzerinde olmadığı, siyasi gücün ayrıcalık sağlamadığı, adaletin kişiye veya partiye göre değişmediği bir yönetim anlayışı hepimizin ortak ihtiyacı olmalıdır.” dedi.
“İyi Gelecek” ve “Temiz Siyaset” anlayışlarının yalnızca sözde kalmaması gerektiğini savunan Çeler, TDP’nin 50 milletvekili adayıyla birlikte kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde yazılı taahhütte bulunduğunu hatırlattı. Çeler, siyasette makamların geçici, insanların emeği ve güveninin ise kalıcı olduğunu da kaydetti.