BM Genel Sekreteri Guterres'ten Erhürman'a yanıt: Güveni engelleyen adımlar cesaret kırıcı
Guterres, Erhürman'ın mektubuna yanıtında Kıbrıslı Türklerin faaliyetlerinin engellenmesini cesaret kırıcı bulduğunu ve güven tesisi çağrılarıyla ters düştüğünü bildirdi.
- Guterres, Kıbrıslı Türklerin faaliyetlerinin engellenmesini cesaret kırıcı buldu
- Etkinlik iptalleri dahil güveni zedeleyen eylemlerin ortak çabalarla çeliştiği vurgulandı
- Avrupa Komisyonu da güven ve iş birliği mesajı verdi
- Holguín, güveni zedeleyici adımların çözümü zorlaştırdığını belirtti
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Kıbrıslı Türklerin kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerinin Rum tarafınca engellenmesine dair mektubuna yanıt verdi. Guterres yanıtında, bu tür gelişmelerin cesaret kırıcı olduğunu ve karşılıklı güveni güçlendirme çağrılarıyla bağdaşmadığını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı'nın paylaştığı bilgiye göre Erhürman, 28 Ağustos'ta gönderdiği mektubun ardından Guterres'ten 16 Ekim tarihli bir cevap aldı. Guterres, Kıbrıslı Türklerin kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik alanlardaki faaliyetlerini etkileyen gelişmelere ilişkin kaygılarını dikkatle takip ettiğini belirterek, bu olayların güven inşasına yönelik adımlarla çeliştiğini ifade etti.
Erhürman'ın mektubunda müzik festivalleri ve Barcelona futbol takımının kampına yönelik engellemelere, ayrıca diplomatik temasları hedef alan girişimlere dikkat çekildiği hatırlanıyor. Guterres cevabında New York'ta Erhürman ile yaptığı son görüşmeye ve Temmuz ayındaki Kıbrıs ziyaretine değinerek, tarafların temas, iş birliği ve güven tesisi çabalarını sürdürmesinin önemini hatırlattı. Ayrıca güven artırıcı önlemlerin öncelikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti; Kişisel Temsilcisi'nden bu girişimlerin uygulanması için her iki tarafla çalışmaya devam etmesini istediğini aktardı. Etkinliklerin iptali dahil, güveni zedeleyen eylemlerin ortak çabalarla bağdaşmadığının tüm ilgili aktörlere yeniden vurgulanmasını talep ettiğini de kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı açıklamasında, Erhürman'ın Avrupa Komisyonu'na gönderdiği mektuba verilen yanıtta da benzer mesajların yer aldığı belirtildi. Komisyon'un, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında güven ve olumlu bir atmosferin önemine dikkat çektiği; 2004 tarihli AB Konseyi kararına atıfla Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun sona erdirilmesi, AB ile köprüler kurulması ve yakınlaşma hedeflerini vurguladığı aktarıldı. Komisyon ayrıca, özellikle gençlerin sosyo-ekonomik gelişimine katkı sağlayan sivil toplum ve özel girişimlerin bu hedeflerle uyumlu olduğunu ifade etti.
Guterres'in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín de daha önce gazeteci Yusuf Kanlı'ya yaptığı açıklamada, Kıbrıslı Türk temsilcilerin uluslararası temaslarının kısıtlanmasının ve güveni zedeleyen diğer adımların çözüm için koşulları zorlaştırdığını söylemişti. Holguín, bu tür adımların atıldığı bir ortamda elverişli koşulların yaratılıp yaratılamayacağı sorusuna "Kesinlikle hayır" yanıtını vermiş, bunların karmaşık bir konuyu daha da karmaşık hale getirdiğini belirtmişti. Holguín ayrıca, "Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz; düşmanca bir ortamdan da doğmaz" diyerek sürecin karşı tarafı anlamayı ve kabul etmeyi gerektirdiğini vurgulamış, son bir ay içinde müzakerecilerle birkaç kez görüştüğünü de aktarmıştı.