BKP, YKP ve Arif Hasan Tahsin Vakfı 6 Aralık seçimlerini boykot çağrısı yaptı
Birleşik Kıbrıs Partisi, Yeni Kıbrıs Partisi ve Arif Hasan Tahsin Vakfı'nın da yer aldığı Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, 6 Aralık'ta yapılacak seçimlerin boykot edilmesi çağrısında bulundu. Çağrı, BKP merkez binasında düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.
- BKP, YKP ve Arif Hasan Tahsin Vakfı'nın da yer aldığı hareket, 6 Aralık seçimlerinin boykot edilmesi çağrısında bulundu.
- Bildiride, 1949 Cenevre Sözleşmesine aykırı olarak Ada'ya nüfus taşındığı ve yüz binin üzerine vatandaşlık verildiği ileri sürüldü.
- Haziran 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanma hakkı olan Kıbrıslı Türk vatandaşı sayısının 103 bin olduğu belirtildi.
- İzzet İzcan, seçimlerin Kıbrıs Türk toplumunun iradesini yansıtmadığını ve demokratik bir ortam bulunmadığını söyledi.
- Murat Kanatlı, YKP'nin süreci meşrulaştırmamak için aday göstermeme kararı aldığını açıkladı.
Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) ve Arif Hasan Tahsin Vakfı'nın da yer aldığı Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, 6 Aralık'ta yapılacak seçimlerin “Kıbrıs Türkü'nün iradesini yansıtmayacağı” gerekçesiyle boykot edilmesi çağrısında bulundu. Lefkoşa'da, BKP merkez binasında düzenlenen basın toplantısıyla duyurulan ortak kararın ardından 27 Ekim 2026 tarihinde bu çağrı kamuoyuna ulaştı.
Arif Hasan Tahsin Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Şener Elcil tarafından okunan ortak bildiride, “1949 Cenevre Sözleşmesine aykırı olarak Ada'ya nüfus taşındığı”, “Yüz binin üzerine vatandaşlık verildiği” ve “Kıbrıs Türk toplumunun azınlığa düşürüldüğü” ileri sürüldü. Bildiriye göre “Kıbrıs Türk toplumu azınlığa düşürülmüş siyasi iradesi gasp edilmiştir.” Haziran 2024'te yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy kullanma hakkı olan “Kıbrıs Cumhuriyeti” vatandaşı Kıbrıslı Türklerin sayısının 103 bin olduğu, bunların bir kısmının yurt dışında yaşadığı belirtildi. Bildiride KKTC'deki seçmen sayısının ise 225 bin civarında olduğu ifade edildi. Bu rakamların Kuzey Kıbrıs'ta nüfus yapısının değiştirildiği iddiasına dayanak yapıldığı aktarıldı.
Bildiride Kıbrıs sorununda, iki bölgeli, iki toplumlu, tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti temel alan bir çözüm önerisi yerine Türkiye'nin desteklediği önerilerin Kıbrıslı Türkleri uluslararası hukukun dışına ittiği savunuldu. Yerel seçimlerle milletvekilliği seçimlerinin aynı gün yapılması kararının seçime katılımı artırma düşüncesiyle alındığı belirtilen bildiride, “Bizler nüfus yapısı değiştirilerek, siyasi iradesi gasp edilmiş Kıbrıs Türk toplumunun bu koşullarda gerçek bir irade beyanında bulunabileceğine inanmıyoruz” denildi.
BKP Genel Başkanı İzzet İzcan konuşmasında, “Kuzey Kıbrıs'ta gelinen bu aşamada, seçimlerin artık Kıbrıs Türk toplumunun iradesini yansıtmadığı görüşündeyiz. Seçimler Kıbrıs Türklerinin azınlıkta olduğu geniş bir nüfus içinde yapılacaktır” dedi. Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'taki parti ve genel seçimlere müdahale yapıldığını savunan İzcan, “Demokratik bir ortam yok” ifadesini kullandı. Son günlerde binlerce vatandaşlık verilip seçmen listesine eklendiğini öne süren İzcan, “Burada çoğunluğu sağlayan yabancı bir nüfusun iradesi ortaya çıkacaktır” dedi. İzcan, siyasi partilerin Kıbrıs sorunuyla ilgili bir politika beyan etmediğini de savundu ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından izlenen politikada federal bir çözüm bulunmadığını ileri sürdü. İzcan, Kıbrıs Türkü'nün sandığa gitmeyerek dünyaya Ada'da Kıbrıs Türkü'nün iradesinin olmadığını göstermesi gerektiğini savundu.
YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı ise seçim sürecinin Türkiye'den talimatlarla yönetildiğini ileri sürdü. Süreci meşrulaştırmamak adına aday göstermeme kararı aldıklarını belirten Kanatlı, Ekim ayı başında Bakanlar Kurulunun 3 bin 387 yurttaşlık verdiğini ve 2026'da toplam 682 istisnai yurttaşlık verildiğini kaydetti. Nüfusu değiştirilmiş bir kütükten Kıbrıs Türkü'nün iradesinin çıkmasının mümkün olmadığını vurgulayan Kanatlı, iki devletliği destekleyen kesimlerin “Ada'daki bölünmüşlüğün kalıcı olmasına ve Kuzey Kıbrıs'ın Türkiye'ye bağlanmasına” destek verdiğini savundu. Kanatlı, Anayasa'daki geçici 10'uncu maddenin kaldırılmadan, uluslararası gözlemciler önünde nüfus sayımı yapılmadan, Bakanlar Kurulunun vatandaşlıkları durdurmadan ve Ankara ile imzalanan protokollerin halkla paylaşılmadan şeffaf ve müdahalesiz bir seçimden söz edilemeyeceğini ifade etti.