Basın örgütleri, gazetecilere yönelik saldırıların cezasız kalmamasını istedi
Basın örgütleri, Fatma Ünal davasının ardından gazetecilere yönelik saldırıları protesto etmek için 28 Ekim 2026 Çarşamba günü Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Gazeteciler Ahmet Karagözlü, Ertuğrul Senova ve Pınar Barut'un şikayetleri üzerine polis soruşturma yürütüyor.
- Basın örgütleri, 28 Ekim 2026 Çarşamba günü Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde gazetecilere yönelik saldırıları protesto etti.
- Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı, Ahmet Karagözlü, Ertuğrul Senova ve Pınar Barut’un polise şikayette bulunduğunu açıkladı.
- Şikayet edilen kişilerden birinin kimliğinin tespit edildiği ve bu kişi hakkında iki davanın okunduğu belirtildi.
- Basın örgütleri, süreci takip etmek için cuma günü saat 14.30’da yeniden Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde olacaklarını açıkladı.
Basın örgütleri, Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Fatma Ünal davasının ardından görevini yapan gazetecilere yönelik saldırıları protesto etmek, şikayetler üzerinde somut adım atılmasını talep etmek ve ortak ses çıkarmak amacıyla 28 Ekim 2026 Çarşamba günü Lefkoşa Polis Müdürlüğü önünde açıklama yaptı.
Açıklamaya basın mensuplarının yanı sıra bazı milletvekilleri, siyasi parti başkan ve temsilcileri, Lefkoşa Türk Belediye Başkanı Mehmet Harmancı, bazı sendika başkanları ve sivil toplum örgütleri katıldı. Basın örgütleri, gazeteciye yönelik saldırının toplumun haber alma hakkına saldırı olduğunu vurgulayarak sorumluların bir an önce bulunup ceza almasını istedi.
Basın-Sen Başkanı Ali Kişmir konuşmasında birlikteliğin önemine dikkat çekerek, “Basının özgür olması demek; halkın, ifade ve düşüncenin özgür olması demektir.” dedi. Mahkemede yaşanan olayın kabul edilebilir bir davranış olmadığını belirten Kişmir, gazetecilerin kimsenin şamar oğlanı olmadığını söyledi. Yargı kararlarını beğenmeyen kişilerin tepkilerini gazeteciler üzerinden göstermesinin kabul edilemez olduğunu kaydeden Kişmir, polisin konuyla ilgili hassasiyet gösterdiğini ancak bunun yeterli olmadığını ifade ederek şiddeti uygulayanların bulunup ceza almasını istedi.
Basın-Sen Avukatı Cansu N. Nazlı, gazeteciler Ahmet Karagözlü, Ertuğrul Senova ve Pınar Barut’un görevlerini yaparken fiziksel ve sözlü müdahaleye uğradığı için polise şikayette bulunduklarını açıkladı. Gazetecilere yönelik fiziksel müdahalelerin, Anayasal hak olan “beden bütünlüğü ve vücut dokunulmazlığına yönelik” bir ihlal anlamına geldiğini söyleyen Nazlı, polisin şikayetlerin ardından soruşturmayı kesintisiz yürüttüğünü gözlemlediklerini belirterek polis örgütüne teşekkür etti.
Nazlı, aldıkları bilgiye göre şikayet edilen kişilerden birinin kimliğinin tespit edildiğini ve bu kişi hakkında Pınar Barut’a cinsel içerikli sözleri nedeniyle “cinsel taciz”, kendisine temas edip itmesi nedeniyle “darp” suçlarından iki davanın bu sabah okunduğunu belirtti. Kimliği tespit edilen diğer şikayet edilen kişilerle ilgili soruşturmanın sürdüğünü aktaran Nazlı, Barut’a birden fazla su şişesi fırlatılarak gerçekleştirilen darp suçunun da bulunduğunu ve görüntülerin polis tarafından incelendiğini kaydetti.
Gazeteci Pınar Barut, söz konusu kişilerin yalnızca cezasızlıktan değil, etkin konumdaki kişilerin açıklamalarından da cesaret aldığını ifade etti. Başbakan Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel’in sosyal medyada konuyla ilgili yaptığı bir yorumu gördüklerini belirten Barut, bu paylaşıma yönelik eleştirilerde bulundu. Barut, “Biz o mahkemenin tarafı da değiliz, sadece onu takip ediyoruz. Biz, kamu yararının tarafıyız.” dedi. Bugün sağ ve sol görüşten kişilerin bir arada olduğunu belirten Barut, korkusuzca ve tehdit edilmeden gazetecilik yapmak istediklerini söyledi.
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Haber Kameramanları Derneği ve Dış Basın Birliği adına ortak açıklamayı KTGB Başkanı Ayşemden Akın okudu. Akın, gazetecilere yönelik sözlü ve fiziki saldırıların kabul edilemez olduğunu belirterek bu saldırıları şiddetle kınadı. Gazetecilerin mahkeme önünde herhangi bir tarafın temsilcisi olarak değil, kamuoyunun haber alma hakkını yerine getirmek için bulunduklarını vurgulayan Akın, hiç kimsenin bir mahkeme kararından duyduğu öfkenin gazetecilere saldırma hakkı doğurmayacağını söyledi.
Akın, olayların en ciddi biçimde soruşturulmasını, saldırıya karışanların tespit edilmesini ve yasal işlemlerin gecikmeksizin başlatılmasını beklediklerini belirtti. Mahkemeler, polis merkezleri ve kamuoyunun yoğun ilgi gösterdiği alanlarda gazetecilerin güvenli bir ortamda çalışabilmesi için tedbirlerin önceden alınmasının devletin sorumluluğunda olduğunu ifade etti. Cezasız kalan her saldırının bir sonrakine cesaret verdiğini belirten Akın, “Meslektaşlarımıza yönelik saldırının cezasız kalmamasını istiyoruz.” dedi.
Akın, polisin hızlı harekete geçip sonuç almasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek diğer sorumlular hakkında da işlem yapılmasını talep ettiklerini söyledi. Akın, “Meslektaşlarımız yalnız değildir. Gazetecilik suç değildir. Kamera suç aleti değildir. Haber yapmak saldırı gerekçesi olamaz.” dedi. Basın örgütlerinin süreci takip etmek amacıyla cuma günü saat 14.30’da yeniden Lefkoşa Polis Müdürlüğü’nde olacakları açıklandı.