Almanya’da Yapay Zeka Genç İşsizliğine Sebep Oluyor
Almanya’da yapay zekanın istihdam üzerindeki etkileri incelendi. Genel olarak mesleklerde büyüme görülürken, 20‑29 yaş arasındaki genç çalışanların tam zamanlı iş bulma oranı geriledi. Uzmanlar, bu düşüşün ekonomik durgunluk ve deneyimsizlikle ilişkili olduğunu belirtiyor.
- Genç çalışanların (20‑29) tam zamanlı istihdamı 1,2 puan geriledi.
- 30‑39 ve 40‑64 yaş gruplarında istihdam puanları sırasıyla 6 ve 5 yükseldi.
- Ekonomik durgunluk, genç istihdamındaki ana etken olarak öne çıktı.
- Akademik olmayan mesleklerde ve imalat sektöründe teknoloji riski daha yüksek.
- Deneyimli çalışanların yapay zekayı daha verimli kullanabildiği vurgulandı.
Almanya İş Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü (IAB) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkilerini inceliyor. 2022‑2025 döneminde teknolojiyle bütünleşen mesleklerde istihdam artışı görülürken, 20‑29 yaş arasındaki genç çalışanların iş bulma şansı azaldı.
Rapor, sosyal güvenlik sistemine kayıtlı 22,3 milyon tam zamanlı çalışanın verilerine dayanıyor. Sonuçlara göre, 30‑39 yaş grubunda istihdam puanı 6, 40‑64 yaş grubunda ise 5 puan yükselirken, 20‑29 yaş grubunda tam zamanlı istihdam 1,2 puan geriledi.
Uzmanlar, bu düşüşün gençlerin deneyimsizliği ve dijital araçları etkin kullanamamalarından kaynaklandığını belirtiyor. Deneyimli çalışanların mesleki sezgileri, yapay zekayı bir iş yardımcısı olarak daha verimli kullanmalarını sağlıyor.
Ayrıca, uzaktan çalışma modelinin gençlerin yeni iş ortamına adaptasyonunu zorlaştırdığı ve şirketlerin coğrafi faktör nedeniyle deneyimli profesyonellere yöneldiği vurgulandı. IAB araştırmacısı Oliver Schlenker, ekonomik durgunluğun genç istihdamındaki ana etken olduğunu, dijitalleşmenin ise ikinci planda kaldığını ifade etti.
Diğer bir IAB uzmanı Michele Dinelli, riskin özellikle akademik olmayan mesleklerde yoğunlaştığını, imalat sektöründeki yüksek teknoloji kullanımının genç işsizliğini tetiklediğini savundu. Başkan Yardımcısı Melanie Arntz ise bu dinamiklerin 2025 sonrası da yakından izlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.